10.09.2008
Perşembe Eylül 2008, 21:32
Filed under: Günü-Birlik

Share Button

Bir aşkın peşinden üzülmemek ayıptır bizde, hele gözyaşı akıtmamak Tanrı huzurunda bile bağışlanamaz. Bittiyse bir sevgi hakkı verilmeli öncelikle. Şöyle bir sersemlemelisin, büyük bir tusunami vurmuş gibi kıyılarına yıkılmalısın. Evlat edinmelisin büyük bir sevgiyle o akan gözyaşlarını. Kalbinden kalkan o cenazeye saygı gösterip kapatmalısın mutluluk kapılarını bir süre, ertelemelisin hayatın renklerini…

Ben de aynısını yaptığım senden sonra. Üzüldüm önce. Sonra Tanrının huzurunda utanmayayım diye akıttım gözyaşlarımı hayatımın genç yarısında. Geçeceğini bile bile tuttum bu yası da hiç geçmeyecek gibi.

Gerçek aşkın olmadığını bilecek yaştaydım. İnanmaya değer diye düşündüm hep.  Ya da daha eğlenceliydi hayatın saçma gerçekleri karşısında. Bu kadar büyütmeye gerek yoktu belki ama, masalın o büyülü havasına da ihanet etmek olmazdı. O yüzden büyüttüm içimde sen gittikten sonraki acımı. İnandım çocuk gibi acımın büyük olduğuna.Kahroldum, üzüldüm …
Kahroluyorum… Üzülüyorum… Evet ! Hala…



Yorum yapılmamış



Leave a comment
Line and paragraph breaks automatic, e-mail address never displayed, HTML allowed: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

(required)

(required)