Ben Daha Büyümedim…
Ben büyüdüm de bir yanım
Hep geride kaldı sarı yüzlü koca gözlü
Takmayan dünyayı…
Hala nerde bir erik aÄŸacı görsem
Çıkıp üzerine doldurmak geçer içimden ceplerimi
Altı çizgili kalemlerle anlatılacak hayallerim var hala…
Bir atım varmış atlayıp üstüne koÅŸarmışım
Dörtnala elimle beslermiÅŸim onu
Benim onu sevdiÄŸim gibi o da beni severmiÅŸ
Yine yürürmüÅŸüm yorulmayı bilmeden
Arkadaşlarım olurmuş kan kardeş
Ölene kadar ayrılmazmışız
Ne gelse başıma bitiverilermiÅŸ hemen yanımda…
Yine korkuyorum hava karırınca
İçimde ürpertiyle giriyorum odaya
Evin yokmu sözünün bekler gibi
Sigarayı yine saklı içiyorum babamdan
Kokusuna aldırmıyorum da
Eve girdiÄŸimde sigara mı içiyorsun
DiyiverecekmiÅŸ gibi geliyor…
İçim ürperiyor
Sevmiyorum yalnızlığı sanırım
Nefesim kesiliyor her yalnız kalışımda
Kalemim olmuyor yine sınavlarda
Silgim ise bir ısırık ödünç alınan küçük bir parça
Yine aşık oluyorum beni bilmeyen birine
Haberi olmadan seviyorum onu…
SevdiÄŸim en içli ÅŸarkılılar hala
Dün yine yapayalnız
Yürüdüm sokaklarda
Hala beni alıp götüyor o yerlere…
Sokaklarda duruyorum yine
Sek sek oynayan çocukarın yanında
Bakıp etrafıma atlıyorum çizgilerin üstünden
Yine dokuz kat alıyorum gizli gizli marketten
Muzlu ve fındıklı
Ama en çok fındıklıyı seviyorum ve saklanıp yiyorum
Limonusu fındıklısı hepsi ayrı tat veriyor bana
Eti cini hala çok seviyorum
Beyaz gazosu tek hamlede içiyorum hala
Her boğazımım yakışında gazozun asidi
Hala gülümsüyorum…
Ekmekle üçgen peynir hala en güzel yemek geliyor bana
Hala Dörtyol fırınında ekmek alıp yiyorum
Hele o limonata simitle
Çorbayı hala çok seviyorum aÄŸzım yansa bile
Ve kaynayabildiği kadar sıcak seviyorum
Hala geceyi seviyorum
Ben hala büyümedim
Bir yanım hala çocuk kaldı
Yine ÅŸiirler yazıyorum kağıt parçalarına
Elyazısı ile Ve kaybediyorum…
Yine hiçbir malımın kıymeti yok çocukluÄŸumdaki gibi
Umrumda da deÄŸil para
Yeter ki gülsün yüzler
Yine son parama kadar harcıyorum
Ve beÅŸ parasız kalıyorum hayatta…
Bazen ekmek alacak param olmuyor
Yine de daha çok seviyorum o zaman yaÅŸamayı
Yine çok param olduÄŸunda huzursuzlaşıyorum
Hala sıfır noktasında seviyorum yaşamayı
Bitmek için elimden geleni yapıyorum
Tam bitince yeniden canlanmak hoÅŸuma gidiyor…
Çocukken nasılsam aynen öyle
Küçük daÄŸları ben yaratmışım
Her ÅŸeyi halledermiÅŸim
Ölümün dışında herÅŸeyin çaresi varmış yine
Ve yine ben varsam her şey varmış
Ben yoksam hiçbir ÅŸey yok…
Sesim hala yüksek
Bağırarak konuşuyorum hala
Ve cümlelerin hala ayrıntılı
Ve nefes almadan sıralıyorum hala kelimeleri…
Ne zaman bir tren görsem geçerken
Yine bocuk para koyuyorum rayların altına
Ve ezilmiş paranın sıcaklığını hissedince ellerimde
Hala mutlu oluyorum…
Åžimdi dokuz kat ellerimde
Hem de fındıklı
Eti cinim de var, hem de beÅŸ tane
Geceyi de gözlerinden içiyorum sessizce…
Ne mutlu bana!
15.09.2008
YaÅŸadığım,gerçekçilik hastalığına tutulmuÅŸ aÅŸkın sancılı tedavi süreci…
TeÅŸhisi duymak, tedavisi kadar iç yaktı hala da yakıyor.Gerçekçi olmak,Gerçekleri söylemek!
Beynimde yankısı hala devam eden bu emir kipinin, karşısında bildiÄŸim tüm teselli sözleri acz içinde dönüp dolaşırken,kürkçü dükkanım kendi düÅŸen aÄŸlamaz diyor.AÄŸlayamıyorum zaten.
MusluÄŸu her vakit açıp kapatanabilene imreniÅŸim bundan belkide…
VerdiÄŸi huzur duygusu kısacık anlardan ibaret olsada keyfi bi ömür bulunamıyacak kadar yegane.Åžimdi bu güzelliÄŸi unutup, kaybetmenin dayanılmaz acısıyla sitemlerle çirkinleÅŸmek istemiyorum ki aslında.Åžimdi susma vakti tüm bu olup biteni anlamlandırma çabasından uzak sadece susmak, susmak…
Öyle bir karasızlık hali ki.Bırak kendi güzelliÄŸinde kalsın içinde.Çok güzeldi yaÅŸadığım dünyanın tüm çirkinliklerini unutturacak kadar güzeldi de karar kılıyordum en sonunda.
Aklıma EÅŸraf Ziya’nın bir ÅŸiiri geliyor.
Sen orada gurbetin yolundayım ben
Sen orada gariplik yurdundayım ben
Sen orada özlemin sonundayım ben
Sen içimde bir sevdasın Gülüm…
Åžimdi can derdindeyim yarım yamalak uykularla geçen gecelerden ve mide aÄŸrılarından sonra sonrası depresif haldeyim…
Pis seviyormuÅŸum…
Yeni Facebook’u beÄŸenmeyenler için Eski tasarım…
Facebook yeni bir tasarıma geçti.Sanırım yavaÅŸ yavaÅŸ tüm kullanıcılarını da buna alıştırmaya çalışıyor.Fakat siz Facebook’un size zorla dayattığı bu tasarımı kullanmak zorunda deÄŸilsiniz : )
Yapmanız gereken 2 şey var;
Bunlardan birincisi http://www.facebook.com/apps/application.php?id=2345053339 linkine tıklayarak "Add Application" yapmak.
Bunun ardından yapacağınız ikinci şey >>> http://apps.new.facebook.com/?fbnew_opt_out=1 linkine tıklamak.
Evet artık eski tasarımlı Facebook’unuza kavuÅŸtunuz : ). Önümüzdeki aylarda Facebook’un kiÅŸiye özel tasarım yapabileceÄŸi uygulamalar ekleyeceÄŸini de belirteyim.
İyi günler
10.09.2008
Bir aÅŸkın peÅŸinden üzülmemek ayıptır bizde, hele gözyaşı akıtmamak Tanrı huzurunda bile bağışlanamaz. Bittiyse bir sevgi hakkı verilmeli öncelikle. Åžöyle bir sersemlemelisin, büyük bir tusunami vurmuÅŸ gibi kıyılarına yıkılmalısın. Evlat edinmelisin büyük bir sevgiyle o akan gözyaÅŸlarını. Kalbinden kalkan o cenazeye saygı gösterip kapatmalısın mutluluk kapılarını bir süre, ertelemelisin hayatın renklerini…
Ben de aynısını yaptığım senden sonra. Üzüldüm önce. Sonra Tanrının huzurunda utanmayayım diye akıttım gözyaÅŸlarımı hayatımın genç yarısında. GeçeceÄŸini bile bile tuttum bu yası da hiç geçmeyecek gibi.
Gerçek aÅŸkın olmadığını bilecek yaÅŸtaydım. İnanmaya deÄŸer diye düÅŸündüm hep. Ya da daha eÄŸlenceliydi hayatın saçma gerçekleri karşısında. Bu kadar büyütmeye gerek yoktu belki ama, masalın o büyülü havasına da ihanet etmek olmazdı. O yüzden büyüttüm içimde sen gittikten sonraki acımı. İnandım çocuk gibi acımın büyük olduÄŸuna.Kahroldum, üzüldüm …
Kahroluyorum… Üzülüyorum… Evet ! Hala…
10.09.2008
Yarına umutsuzlukla bakmak ne zordur.
insanı insanlıktan çıkarır hele hele yanlız başına isen daha da beter bir hal alır bu umutsuzluk. İçin içini yer, acaba sorusu kafanda bir milyon kez dolaşır.Dersin ki inceldigi yerden kopsun, kopmaz inat eder kopmamak için ve kopmadıkça daha da strese girersin.
Sonra zamanı gelir dersin ki evet ÅŸimdi ne olacak görecegiz. Ama bakarsın ki bir sans daha yakalamışsındır umutsuzluÄŸu yoketmek umudunu kıran ÅŸeyi yenmek için.Ama bu ÅŸansı da kullanamazsan iÅŸte o zaman çok fena korkarsın o günün gelmesinden.
Gözüne uyku girmez uykusuz geceler seni beklemektedir.
Daragacına gidicekmiÅŸsin hissi uyanır içinde.
Sonra dersin ki "ne yaptıysam kendim yaptım pişman değilim". Bu yalan seni bir sure idare eder ,halbuki it gibi de pişmansındır.
Sevenlerim yanımda olsun yeter dersin, ama bir süre sonra onlarında senden teker teker ya da gruplar halinde sebepli ya da sebepsiz uzaklastiklarını görürsün ya o adama cok fena koyar iÅŸte.
İstersin ki herkes senin yanında sen oldugun için olsun. Ama ÅŸunu anlarsın ki hayatta kimse -evet hiç kimse- sonsuza kadar yanında olmayacaktır.
ÇocukluÄŸunda ya da gençliginde iÅŸittigin biz senin hep yanındayız yalanları artık sana komik gelir ve kabuguna çekilirsin , çekilirsin çekilmesine de bu çekilme sonrasında insanlar senin deÄŸiÅŸtigini yanlış yaptığını düÅŸünürler, kalkıpta siz böyle böyle yaptınız böyle böyle adamlarsınız "lan" diyemezsin.
Başını önüne eÄŸer sineye çekersin…
Hayat çok ama çok kalleÅŸ.
Her zaman tetikte olmak gerek…