Yaşanılan kriz hakkında…
Kasım 2008, 04:03
Filed under: Günü-Birlik

Share Button

Bugünlerde nereye gitsem, kimle konuşsam laf dönüp dolaşıp ülkedeki krize geliyor.  Evet biricik ülkemiz çeşitli siyasi ve ekonomik nedenlerle bir kriz geçiriyor ve etkisi de uzun süreceğe benziyor. Bunun vatandaşa yansıyan tarafı ise daha ucuz bir ev, daha soğuk bir oda, daha az gezmeler ve diğer eğlencelik aktiviteler…

Fakat şunu da görüyorum ki; Zaten başkasını suçlamayı seven ülkemin insanları krizi biraz da abartarak herşeyi krize bağlamayı seçiyor. Kriz kriz kriz demek iş veriminden götürdükçe götürüyor.

Bugün bu konuyu düşünürken bir hikaye geldi aklıma ve Amerikalı yazar John Maxwell’in bu hikayesini sizlerle paylaşmak istedim.

Olumsuzluğun Gücü

Yolun kenarında yaşayan ve hamburger satan adam zor işitiyordu, bu yüzden bir radyosu yoktu. Gözleri bozuktu, bu yüzden gazete okumazdı. Ama iyi hamburgerler satardı. Yolun kenarında durup bağırırdı:
Bir hamburger alır mıydınız bayım?” Ve insanlar onun hamburgerlerini alırdı. Ticaretini yürütmek için daha büyük bir fırın aldı.
Sonunda oğlu, ona yardımcı olmak için üniversiteden geldi. Ama sonra bir şey oldu. “Baba, radyoyu dinlemiyor muydun?” dedi oğlu. “Gazeteyi okumuyor muydun? Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor. Avrupa’nın durumu felaket. Bizim ülkenin durumu ise daha kötü
Bunun üzerine adam düşündü, “Eh, oğlum üniversiteye gidiyor, gazeteleri okuyor, radyoyu dinliyor; haklı olmalı.
Adam böylece aldığı etin ve siparişlerin miktarını azalttı, tabelaları indirdi ve hamburgerlerini satmak için yolun kenarında durmaktan vazgeçi. Satışları bir günde düştü.
Haklısın oğlum” dedi. “Kesinlikle büyük bir krizin ortasındayız.



Google’dan 24Kasım Özel…
Kasım 2008, 03:45
Filed under: Günü-Birlik,Tarihin içinden

Share Button

Artık internetin vazgeçilmezi olan Google.com 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne özel bir giriş hazırlamış. Tüm öğretmenler adına Google.com’a teşekkür ederken 24Kasım için kısa bir bilgi veriyoruz…


 

24 Kasım,  Atatürk’ün, Millet Mektepleri’nde yazı tahtasının başına geçerek dersler verdigi günlerde, Bakanlar kurulu 11.11.1928 günü yaptığı toplantıda Ata’ya Ulus Okullar Başöğretmenliği şanını verdi.24 Kasım Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği gündür.



Diyanet.gov.tr’den hizmet…
Kasım 2008, 03:35
Filed under: Günü-Birlik

Share Button

Diyanet İşleri Başkanlığı adını "Dini Soruları Cevaplandırma Komisyonu Bilgi Sistemi" koyduğu bir hizmetten an itibariyle haber almış bulunuyorum. http://sorusor.diyanet.gov.tr adresinden ulaşılabilen sistem gayet pratik olmuş. İçerisinde bir çok soru-cevabı barındıran bir veritabanında arama yapabilirken, aynı zamanda soru-cevaplardan tatmin olmadığınız ya da sorularınıza cevap bulamadığınız taktirde kendiniz bir talep ileterek cevabını en kısa sürede mail ya da web sitesi yoluyla almış oluyorsunuz. Bu faydalı hizmeti sunarak insanları başka kaynaklara yönlendirmeyen Diyanet İşleri Başkanlığı’na teşekkür ederiz.



Ağlama…
Kasım 2008, 05:56
Filed under: Günü-Birlik

Share Button

Havada ayaz var içimde yangınlar. Sabitlenmiş gözlerim ıssız sokaklara. Kimsenin duymayacagını bile bile fısıltıyla çıkıyor cümlelerim.
Bir hıçkırık düğümlenmiş boğazıma

Gece olabildiğince siyah…



Öylesine…
Kasım 2008, 05:41
Filed under: Günü-Birlik

Share Button

        Bir tuhafım, kör kelebekler bile konmuyor saçlarıma… Kelimeler parmaklarımda donuyor seni yazarken.
Zaman çok acımasız ve verdiği bütün hediyeleri hoyratça alıyor benden. Dudaklarına yakışan çocuk gülüşünü, büyümeye karşı direnişini alıyor, görüyorum engel olamıyorum.
        Zaman; kötü kalpli tercüman!.. Sevdaya dair bildiğim bütün lisanları ivedi tercüme edip şifresini çözdükten sonra hemen silme çabasında…
Her rüzgarda pencereyi açıyorum,
beni ne denli savurduğunu bilmeden dipsiz kuyulara, rüzgar yüzümü yalıyor ve esip geçiyor.
Çırpınıyorum ardından,elimi tutacak bir el olsa ve çıkarsa beni bu düştüğüm kuyudan ama nafile bekliyorum.
      Rüzgar; o neşeli çocuk çoktan kanatlanıp gitmiş oluyor, ardında yaraları henüz kanayan bir kalp bıraktığını anlayamayacak kadar vurdumduymaz!

Bir rüzgar olmak istiyorum.
Pencereni açtığın an içeriye süzülüp karışmak saçlarının kıvrımlarına, gözlerine asılmak, dudağının kenarında fırsat kollamak ve aldığın ilk solukta süzülüvermek kalbine giden patika yollara.
Ama biliyorum bir rüzgar olamayacak kadar gerçeğim ben.
        Ruhum rutubetleniyor sensizliğin nemli sokaklarında.Küf kokuyorum, saçılıyor yüreğime en beklenmedik anlarda yenilgi tohumları ve çürütüyor benliğimi.
Gün dönüyor, gece oluyor. Gündüzü kendisine çeken gece çekiyor beni de kendi karanlık iklimine.
Geceden el çekince hayalin, umutsuz bir korkunun kollarında buluyorum kendimi. Hayalinin el değmediği her yer zifiri karanlık.Ne varsa gözlerimde ışığa dair hepsi senin bana bir yansıman. Yokluğun boynumda taşınması zor bir yük biliyorum.
        İleride başka şehirler tanıyacağım muhtemelen…
Belki yıllar sonra geçmişe dair hatıralarımın arasında boğulurken, yine kara bir gecede gözlerimden süzülen bir damla yaş olacaksın. Sensiz geçireceğim çok fazla hazan ve yazlarım olacak belki.
Mevsimlerden geçeceğim hayatın acımasızlığına inat.Cümleler eskiteceğim, devrik aşk şiirleri ve tek taraflı yalnızlıklar eskiteceğim…
Zaman; kötü kalpli tercüman