Sevgi Emektir…
Aralık 2008, 03:56
Filed under: Günü-Birlik

Share Button

  Öyle anlar gelir ki, kimsenin sizi anlamadığını; yaptıklarınızı farketmediğini düşünürsünüz. Suratınız asık; omuzlarınız düşüktür bu düşüncenin ellerindeyken. Önceleri çabalamaya, kendinizi daha çok göstermeye uğraşırsınız; ancak siz bir ileri gitikçe insanların sizin iki geri hamle yaptığınızı zannetmesi; ayakları birbirine dolanıp dansın büyüsünü bozan acemi bir çift dansçıya benzetir sizi ve karşınızdakileri. Bu kez bıkkınlık ve pes ediş baş gösterir ki; kişi yaratımını en fazla sekteye uğratacak, kişinin azmini kırıp onu kısırlaştıracak iki histir bunlar.

   Kimsenin değil de; kişinin kendine inançsızlığı baş göstermeye versin. Yükselişi sonlanıp bir tepenin doruğundan eteklerine hızla düşüşü başlar insanoğlunun o esnada. Öz güvenini yitirir. Kendini yitik ve noksan hissedip vazgeçiş bataklığına ilk adımı atar. Bataklık ki, dibe çeker saplananı; kurtulması mucize olur o çamur yığınından. Artık herkesi (önceden yanılanları, "o"na şans vermeyen at gözlüğü takmış çoğunluğu) haklı çıkarma vaktidir.Yılgınlıklar yanılgılara düşmesine neden olur. O, yolunun tersi istikametine meyleder. Hem acır kendi kendine, hem de eskisi gibi güçlü olmak adına birşey gelmez elinden. Acıma duygusudur insanı körelten, hele ki, kendisiyse acıdığı. Sevgi yerine ağulu bir acıyı yüreğine zerkedenler kaybetmeye mahkumdur.

   Pekâlâ hayat yalnız anlaşılamamaktan ve eylemlerimizin boşa gitmesinden mi ibarettir? Elbette hayır!

   Dayanma gücünüzün son raddesinde birilerinin üçüncü gözüne yansır ışığınız. Birileri tarafından farkedilir emekleyişiniz. El uzatır, gönül verirler size ve siz yürümek adına güç kazanmış olursunuz. Önce dikkatle izlerler sizi. Size, önemli olduğunuz hissini verirler. Yaptıklarınız değerli, ileriye doğru attığınız her adım takdire değerdir onlar için. Önemsenmek ve takdire layık görülmek… Ah insanoğlunun içinden atamadığı benlik egosu! N’apalım ki, insanız ve ne yapalım ki, farkedilip beğenilmek, haraketlerimizle, eylemlerimizle kabul görmek arzusuyla yanar ruhumuz. İşte gönüllerini sizinle paylaşıp sizin yanınızda durma lütfunu gösteren insanların varolabilmesidir, hayattaki asıl başarınız ve o insanların manevi desteğidir, sizin yeni başarılara imza atmanızı sağlayacak kudretin esası.

   Bilin ki, yaptığınız her iyi şey, er geç görünecektir bir güzel yüreğe ve o yürekte yer edecektir. Sakın pes edip karamsarlığa düşmeyin.Hiçbir emek karşılıksız kalmaz ve biliriz ki, "Sevgi emektir."

 



Ufak bir hikaye…
Aralık 2008, 19:29
Filed under: Günü-Birlik

Share Button

Varsayalım ki iki insan, biri rüzgar olsun öteki yaprak..
Sence rüzgar mı yaprağı çok sever yoksa yaprak mı rüzgarı!!


Rüzgar ki yaprağı gittiği heryere götürür,
Yaprak ki rüzgara kanatlarını açar, ellerini uzatır!
Rüzgarın esintisinden midir yoksa yaprağın hafifliğinden midir bilinmez


Ama bir aşktır ki yaprağı rüzgardan, rüzgarı yapraktan ayıramıyor.
Acaba hangisi daha çok seviyor?

 

 

 

 



Bu gerçekten senmisin : )
Aralık 2008, 18:27
Filed under: Eğlencelik

Share Button



Kız = Problem
Aralık 2008, 17:07
Filed under: Eğlencelik,Günü-Birlik

Share Button



Mağlup…
Aralık 2008, 02:55
Filed under: Günü-Birlik

Share Button


Olmaması gerekenler bir bir gerçekleşiyor ve ben bunun önüne geçemiyorum.Açıkçası pek de çaba harcamıyorum bunun uğruna…
Ne zaman gizlice yan baksam dünyaya hep yakalanıyorum. Bana mısın demiyor üzerime gelirken her zamanki hiddetiyle.
Saydırıyor yumruklarını beynime takır takır…
Benim en ince yanım her yanım olmalı,
Yoksa bir insan hep mi mağlup olur?

Ne tuşlara basacak halimi
Ne de kalem tutacak bir takatimi
Göremeyen ben
Geleceği görebilecek miyim?

Eceli gelmeden ölen insanlar da varmış
Sanırım ben onlardanım…