31 Mart 2011
Mart 2011, 00:25
Filed under: Bir nefes...

Share Button

Otobüslerde annesine her dakika ne kadar kaldı? diye soran çocuklar gibiyim… Uyuyorum, uyuyorum, uyuyorum… Günler, haftalar, aylar geçiyor… sonra… 

Hani… kafamı kaldırıyorum gökyüzüne, soruyorum yine ne kadar kaldi? 

Uyu diyor tanrı az kaldi!



Beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş…
Mart 2011, 08:42
Filed under: Günü-Birlik

Share Button

 

Seni yerlerde göklerde bulamazlarken
Bende gizli olduğunu sezenler olmuş
Dumlu dumluymuşsun yüreğimde
Kımıl kımılmışsın bileklerimde
Domur domur ter ışıl ışıl fer
Ellerimde gözbebeğimde…
 
Aramızda dağlar yollar yıllar var iken
Beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş
Sargın yaprakmışım dallarına
Yangın toprakmışım yağmurlarına
Türkü olmuşsun, umudummuşsun
Sevdama, yarınlarıma…



Nazım Hikmet Ran – Sen
Mart 2011, 19:33
Filed under: Günü-Birlik

Share Button

En güzel günlerimin üç mel'un adamı var:
Ben sokakta rastlasam bile tanımayım diye
en güzel günlerimin bu üç mel' un adamını
yer yer tırnaklarımla kazıdım, hatıralarımın camını…


En güzel günlerimin üç mel'un adamı var:
Biri sensin,
biri o,
biri ötekisi..
Düşmanımdır ikisi..
Sana gelince…
Yazıyorsun.. Okuyorum..
Kanlı bıçaklı düşmanım bile olsa, insanın
bu rütbe alçalabilmesinden korkuyorum..
Ne yazık!..

 

 

Ne kadar beraber geçmiş günlerimiz var;
senin ve benim en güzel günlerimiz..
Kalbimin kanıyla götüreceğim ebediyete

ben o günleri..


Sana gelince, sen o günleri –
kendi oğluyla yatan,
kızlarının körpe etini satan
bir ana gibi satıyorsun!.
Satıyorsun:
günde on kaat,

bir çift rugan pabuç,
sıcak bir döşek
ve üç yüz papellik rahat için…

En güzel günlerimin üç mel'un adamı var:
Biri sensin,
Biri o,
Biri ötekisi…
Kanlı bıçaklı düşmanımdır ikisi…
Sana gelince…

Ne ben Sezarım,
Ne de sen Brütüssün…
Ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün..
Artık seninle biz, düşman bile değiliz..



28 Mart 2011
Mart 2011, 19:11
Filed under: Bir nefes...

Share Button

Bazen, öyle anlar oluyor ki cümlelerimizin başını hep "keşke" çekiyor! Ölmeyi diliyoruz sanki acımız çok büyükmüş gibi.. Ne var yani, alt tarafı kalbimiz yok…