Türkiye’nin ilk Lazca romanı yayınlandı…
Rize ArdeÅŸen'de yaÅŸayan 28 yaşındaki genç yazar Murat Ercan, 4 kiÅŸilik yazı grubuyla 3 yıl çalışarak Lazca bir roman çıkardı. Türkiye'nin ilk Lazca romanı unvanını taşıyan Daçxuri adlı kitap, Lazika Yayın Kolektifi tarafından haziran başında yayımlandı. Lazca "ateÅŸ" anlamına gelen 156 sayfalık Daçxuri, basit anlatımıyla farklı bölgelerde farklı aksanlara sahip Lazların da anlayacağı türden. Yazarın kendi köyü olan Timisvati'de geçen hikâye, geçirdikleri trafik kazası sonucu anne ve babasını kaybeden, Mustafa adında 7 yaşındaki bir çocuÄŸun öyküsünü anlatıyor.
HEDEFLERİ LAZCA DERNEĞİ
Lazca'nın gramer yapısı ve kelime daÄŸarcığındaki zenginliÄŸi ile roman yazmaya uygun olduÄŸunu göstermek istediÄŸini belirten Ercan "Bu dilin sadece konuÅŸma dili olarak kalmasının haksızlık olduÄŸunu düÅŸündük. O nedenle bu proje bizler için çok önemliydi. Hedefimiz Laz Dili ve Kültürü Uygulama ve AraÅŸtırma Merkezi açmak. Bu sayede sözlük, dil arÅŸivleme, roman ve öykü çalışmaları yapabilir, kaybolmuÅŸ ezgi, destanları ortaya çıkarabiliriz.
İnanıyoruz ki, çalışmalarımızı devlet sahiplenirse insanlar bize daha farklı bakacak" dedi. Daha önce Lazika ve Oropa adlı iki Türkçe romanı da bulunan yazar, uzun yıllardır Laz dili üzerine çalışma yapıyor. Hazırladığı roman ve öykü taslakları ise İrfan Aleksiva, İsmail BucakliÅŸi, Hasan UzunhasanoÄŸlu ve Osman Åžafak Büyüklü'nün oluÅŸturduÄŸu yazı grubu tarafından büyük bir titizlikle inceleniyor. Etnik bir dille kitap yazıp, dergi çıkarmak gibi projelerin binbir güçlükle yapılabildiÄŸini anlatan Murat Ercan sözlerini ÅŸöyle sürdürüyor:
"Kimileri sanıyor ki birkaç adam ülkeyi karıştırmak istiyor. Oysa sadece Laz kültürünün giderek kaybolmasına dur demek istiyoruz. Bu kadim dilin yitip gitmemesi, daha kullanılır hale gelmesi için eserler ortaya koyma gereÄŸi hissettik. Biraz geç kalmış olsak ta sanıyorum bunu yapmayı baÅŸardık."
ÖYKÜYÜ KENDİ KÖYÜNDE YAZDI
Rize ArdeÅŸen'e baÄŸlı Timisvati köyünde doÄŸan Murat Ercan'ın yazdığı öykü de bu köyde geçiyor. Ercan'ın yazdıkları, dört kiÅŸilik bir yazı kurulu tarafından denetleniyor.(Sabah)
Çağrı ismi ile ilgili : )
ÇAÄžRI Türkiye'de en çok kullanılan 233. isim (… 231. nilüfer, 232. burçin, 233. çaÄŸrı, 234. fulya, 235. ipek, …). Ülkemizde yaklaşık her 982 kiÅŸiden birinin adı ÇAÄžRI ve ismin yaygınlık oranı binde 1.02.
ÇAÄžRI adının yaygınlık oranının Türkiye'nin resmi nüfus sayımı sonuçları ve günlük ortalama nüfus artış hızına orantılarsak ülkemizde 29-06-2011 14:49 itibariyle yaklaşık 76,238 kiÅŸinin isminin ÇAÄžRI olduÄŸu ve ÇAÄžRI isimli kiÅŸi sayısının her yıl ortalama 1212 kiÅŸi arttığı tahmini yapılabilir.
ÇAÄžRI isminin Amerika BirleÅŸik Devletindeki yaygınlık oranını hesaplarken bu isme elimizdeki Amerikan veritabanındaki 702,203 kiÅŸi arasında hiç rastlayamadık. Bu nedenle ismin Amerika BirleÅŸik Devletindeki yaygınlık oranın bir milyonda 1.4'ten dahi az olduÄŸunu ve Amerikada toplam 400'den az sayıda ÇAÄžRI yaÅŸadığını tahmin ediyoruz.
ÇAÄžRI Türkiye'nin en yaygın 233. ismiyken, Amerika BirleÅŸik Devletinde en yaygın 233. ad ise Maurice ismi. ÇAÄžRI adının yakın kullanım oranına sahip diÄŸer Amerikalı isim kardeÅŸleri arasında 231. Duane 232. Leigh 233. Maurice 234. Jan 235. Joy isimleri de sayılabilir.
Siz de isminiz ile ilgili bu tür gereksiz bilgilere ulaÅŸmak isterseniz ismimididikle.com dan uılaÅŸabilirsiniz : )
Yalnızsın…
Hayatta mücadele etmeye, ayakta durmaya çalışırken bir an durup arkana, bir an durup çevrene bakacaksın ve göreceksin ki senin mücadelene seninle birlikte baÅŸlamış ya da sonradan dahil olan kiÅŸilerin hepsi birer birer yollarını ayırmışlar. Ve yine anlayacaksın ki. Bu hayatta yalnızsın… Bu senin kaderin…

22 Haziran 2011
Dünyanın en güzel ritmi, Onun senin için çarpan kalbidir.
Bob Marley
Neye İnanırsan Gerçek Olur…
DonmuÅŸ gıda üretimi yapan bir firmada oda büyüklüÄŸünde olan soÄŸutucular vardır. İçerideki sıcaklık seviyesi genelde genellikle eksi on beÅŸ derece civarındadır. AkÅŸam vardiyası gece yarısı on iki de sona ermektedir. On ikiye beÅŸ kala bütün iÅŸçiler hazırlanmaya gittiler. Bir iÅŸçi hariç. Bu iÅŸçi soÄŸutucudaki iÅŸini bitirdikten sonra hazırlanmaya gidecekti. SoÄŸutucudan çıkacağı anda kapı üzerine kapandı. Kapı ancak dışarıdan açılabilmekteydi. Dakikalarca bağırıp kapıya vurdu, ama kimse duymadı. Titremeye baÅŸladı. On ikiyi yirmi geçiyordu ve fabrikaya ilk iÅŸçiler sabah altıda gelecekti. Ama adamın daha fazla dayanacak gücü kalmamıştır. Cebindeki kâğıt kalemi çıkartıp düÅŸüncelerini yazar.
Sabah vardiyasındaki iÅŸçiler gelir ve soÄŸutucuya girdiklerinde cesetle karşılaşırlar. Yanındaki notta da donarak ölmek üzere olduÄŸu yazılmıştır. Åžaşırtıcı olan, soÄŸutucunun bozuk olması nedeniyle son 36 saattir çalışmıyor olmasıydı. Termometre içerideki sıcaklığı 18 derece olarak gösteriyordu. Gerçekte neler olduÄŸunu anlamak için cesedi otopsiye yolladılar. Doktorlar bütün verilerin adamın fiziksel olarak donduÄŸunu yönünde olduÄŸunu söyledi.
Bir okulda, okul müdürü üç öÄŸretmeni çağırıp ÅŸöyle dedi: 'Bu okulun en iyi üç öÄŸretmeni sizler olduÄŸunuz için, bu yıl size okulun en baÅŸarılı öÄŸrencilerinden bir araya getirilen üç sınıf vereceÄŸiz. Bu öÄŸrencilerin gelecek yıl da aynı hızla çalışıp çok iyi bir eÄŸitim almalarını bekliyoruz.'
Üç öÄŸretmen, öÄŸrenciler ve öÄŸrencilerin anne babaları bunun çok iyi bir fikir olduÄŸunu düÅŸünüyorlardı. O okul dönemi hepsinin özellikle hoÅŸuna gitti. Yıl sonu geldiÄŸinde öÄŸrenciler ÅŸehirdeki diÄŸer öÄŸrencilere göre yüzde 20 – 30 daha baÅŸarılıydı. Müdür üç öÄŸretmeni odasına çağırıp onlara:
'Bir itirafta bulunmak istiyorum. En zeki öÄŸrencilerin 120 tanesi sizde deÄŸildi. Onlar ortalama öÄŸrencilerdi.
Bu gerçeÄŸi duyan öÄŸretmenler, öÄŸrencilerde görülen yüksek baÅŸarının kendi öÄŸretme kabiliyetleriyle ortaya çıkığını düÅŸünmeye baÅŸladılar.
Ama okul müdürü:
'Bir itirafım daha var' dedi. 'Sene başında tüm öÄŸretmenlerin isimlerini birer kağıda yazdık bir torbanın içine doldurup üç öÄŸretmenin isimlerini rastgele seçtik. Siz inandığınız için baÅŸarılı oldunuz. Onlarda öyle…'
Anonim