Niye Ben ???
Efsane wimbledon tenis oyuncusu arthur ashe aıds'den ölmekteydi. dünyanın her köÅŸesinde hayranlarından mektuplar yaÄŸmaktaydı. bunlardan bir tanesi ÅŸunu sormaktaydı :'neden tanrı böylesine kötü bir hastalık için seni seçti?' arthur'un cevabı çok anlamlıydı: ' tüm dünyada 50 milyon çocuk tenis oynamaya baÅŸlar, 5 milyonu öÄŸrenir, 500.000'i profesyonel olur, 50.000'i yarışmalara girer, 5.000'i büyük turnuvalarda oynar,50 si wimbledon'a gelir, 4'ü yarı finale, 2'si finale kalır.elimde ÅŸampiyonluk kupasını tutarken tanrı'ya 'neden ben?' diye sormadım. ve bugün sancı çekerken tanrı'ya 'niye ben?' mi demeliyim?
07 Ocak 2012
Sorarlar derdin ne diye
Derdim sana doymaz doymaz inan
Bu efkârın bir tarifi yar Kitaplara sığmaz sığmaz inan…
Alma alma ahımı
Yalanım yok yok günahım yok
Gayrı duy figanımı
Benim sensiz muradım yok alma…
Yalnız yürüdüm yalnız uyudum
Yalnız kanadım ve bilmez inan
Bu efkarın, bir tarifi yar
Kitaplara sığmaz sığmaz inan…
Erdem Ergün – Alma Ahımı

3 Aralık 2011
Biraz umutla, biraz hayalle doldurmuÅŸtum ceplerimi
Sen yolculuÄŸuna çıkarken.
Yolda giderken canım seni öpmek çekti.
Hayallerimi bozdurdum.
E bilirsin, bozulunca harcanıyo' meret,
Mesafe o kadar uzaktı ki
FarketmemiÅŸim hepsini bitirdiÄŸimi.
YaÅŸlanmışım seni düÅŸünürken.
Bi' ara kaybolmuÅŸum.
Kaybetme korkusu aklımı kemirirken
Umutlarımı sattım zamana.
Ve en sonunda sana geldim.
EndiÅŸeliydin.
Yok yok, üÅŸümüyorum aÅŸkım.
Sana sunabilecek bişeyim kalmadığından.
Ellerim ceplerimde…
Firzen

İnsanlar…

Anladım ki: insanlar;
Susanı korkak.
Görmezden geleni aptal.
Affetmeyi bileni çanta…da keklik sanıyorlar.
Oysa ki; biz istediğimiz kadar hayatımızdalar.
Göz yumduÄŸumuz kadar dürüstler ve sustuÄŸumuz kadar insanlar..!
Åžems-i Tebrizi
Mutlu olmak için para gerekli mi?
Para herÅŸeyi yapar diyen insanlar, gerçekte para için herÅŸeyi yapmayı göze alan insanlardır.
İnsanda doÄŸuÅŸtan mülkiyet duygusu yoktur. Çocuk hoÅŸuna giden, ihtiyaç duyduÄŸu ÅŸeyi kendine mâl etmek ister. OlgunlaÅŸma süreci içerisinde kendisi ve diÄŸer insanlar arasında sınır çizmeyi öÄŸrenir.
Bir çocukta para sosyalleÅŸme aracıdır. 10 yaşına gelen bir çocukta para biriktirme ve akıllıca kullanma alışkanlığı kazandırılmalıdır. Çocukluk dönemlerinde parayı yönetmeyi öÄŸrenmek ileri yaÅŸlarda insan para iliÅŸkisinde ve sorumluluk duygusu geliÅŸiminde önemli rol oynar.
Param varsa ben varım düÅŸüncesi:Para'nın ben merkezci kullanımı günümüz insanında doÄŸal kabul edilir olmuÅŸtur. Para biriktirmek ve harcamakla doyum saÄŸlamak, parasal konularla oturup kalkmak maddeci keskinlikteki bugünün insanının en büyük zaafı olmuÅŸtur.
Para ile toplumsal statü kazanılmaya çalışılıyor, pahalı eÅŸyalar lüks arabalar kartvizit gibi kullanılıyor.
Para bazı insanlarda narsistik bir doyum aracıdır. İnsandaki sahibiyet ve mülkiyet duygularına para ile doyum bulmaya çalışılır. Zevk alma aracı olarak parayı kullanan insanlar bir türlü doruk doyuma ulaÅŸamazlar. Åžu unutulmamalıdır ki, iki tür hırs doyum bulamaz. Para ve ilim hırsı. Kedinin kuyruÄŸunu yakalamaya çalışması gibi gerçek doyumu bir türlü yakalayamazsınız.
Para herÅŸeyi yapar diyen insanlar, gerçekte para için herÅŸeyi yapmayı göze alan insanlardır. Parayı insanları avlamak için yem olarak kullanırlar. Para bu tip insanlarda üstünlük ve hakimiyet kurma isteÄŸinin bir aracıdır.
Kaliteli bir hayat sürmek için para ve mal depolamak gerekli mi?
YaÅŸadığımız dünya, düzen ve yasalar sistemidir. Belli ÅŸeyler yaptığımızda belli sonuçlar alırız. Ne zaman bir ÅŸeye ihtiyaç duysak bir boÅŸluk doÄŸar. Bu boÅŸluk ihtiyacın yerine getirilmesine yarar. Bu boÅŸluÄŸu doldurmak için para gerektiÄŸi kadar kullanılırsa mutluluÄŸa vesile olur.
Bir yazar para için evlilik yapmayı avucumu açıp gözünü yummak ÅŸeklinde tarif ediyordu.
Genç bir adama beÅŸ milyon dolar miras kalsa çok ÅŸanslı olarak düÅŸünülür. Ama bu genç birkaç sene sonra tüm parasını harcar ve sonra alkolik olarak karşımıza çıkarsa yanlışlığın nerede olduÄŸunu düÅŸünmek gerekir.
Sefil ve parasız yaşamak fazilet midir?
Zengin deÄŸilim ama bundan gurur duyuyorum diyen insanlara rastlarız. Dünyevî zevklerin günahkârlık olduÄŸunu düÅŸünmek eski bir tuzaktır.
Saadet asrında yüce Peygamber daÄŸlarda, ormanda münzevi yaÅŸamak isteyen bir sahabeye Ben dünyaya insanların böyle yaÅŸaması için gönderilmedim? demiÅŸtir. Yine bu yüce Peygamber göze güzel görünmüyor diye mezardaki tümseÄŸi düzelttirmiÅŸtir.
Mevlana dünya için, mal ve para için, ne güzel söylemiÅŸ Elinizde olsun ama gönlünüzde olmasın. Bu düÅŸünceler sade ve tutumlu hayatın gerekliliÄŸiyle inanan insanlar tarafından yanlış anlaşılmaktadır. Cimrilikle tutumluk arasındaki sınırı iyi çizmek gerekir. Cimrilikte para sevgisi insanın gönlünde yatar ve kaybetme korkusu ile biriktirme ihtiyacı hisseder. Sonuçta o insan daha çok kaybeder. Parasının hayrını göremez. ÇoÄŸunlukla sefil yaÅŸar. Tutumlu insan parasını akıllıca ve dikkatli harcamayı bilir.
Para ne anlama geliyor?
Bir gün bir dolmuÅŸta ?Parayı sevmiyorum ama sinirlerime iyi geliyor? ÅŸeklinde bir yazı okumuÅŸtum.
İnsanda böyle tatlı çeliÅŸkilerin varlığı paraya verilen anlamla ilgilidir.
Parayı bir ideale ulaÅŸmak için araç olarak görenlerle parayı amaç gibi görenlerin farklarını iyi ayırdetmek gerekiyor.
J.J. Rousseau Eldeki para hürriyetin aletidir, peÅŸi kovalanan para kölelik aletidir? diyor. Bacon ?Para iyi bir uÅŸak ama kötü bir efendidir? demektedir.
Bütün bu doÄŸrulara raÄŸmen parayı amaç yapan insanlar sahte insanlardır. İnsanların sahte para yaptığı gibi para da çoÄŸu zaman sahte insanlar yapabilmektedir.
Parayı biriktirebilmek ve harcayabilmekle iki zevk beraber tadılmaktadır.
Namerde muhtaç olmadan yaÅŸayabilmek izzet sahibi insanlar için önemlidir.
Başı dik dolaÅŸabilmek, akÅŸam yattığında iç huzuru ile yatabilmek parasız olmakla deÄŸil parayı gönlümüze sokmamakla mümkün olur.
Bir gün bir sultan hasta oluyor. Derdine ÅŸifa bulunmuyor. Bu sultan servetin gücüne çok inanan bir sultanmış. Bir hekim ona ÅŸunu söylüyor ?senin derdinin çaresi dertsiz bir insanın gömleÄŸini giymektir? diyor. Sultan her tarafa haberciler gönderiyor. Dertsiz insan bulunamıyor. Uzun zaman sonra bir garip buluyorlar. Bakıyorlar hiç derdi tasası yok. GömleÄŸini istiyorlar o da ?benim gömleÄŸim yok ki? diyor.
Bu hikâye bizi parasız, yoksul olmanın manevî üstünlük olduÄŸu yahut zenginliÄŸin kötü olduÄŸu sonucuna mı götürmelidir. Hikaye ?paraya tapmamalısın, parayı tanrılaÅŸtırmamalısın, onu tüm iyiliklerin kaynağı olarak görmemelisin? sonucuna götürürse doÄŸru anlaşılmış olur.
BaÅŸkalarını zor duruma düÅŸürmeden, aldatmadan, çabası ve aklıyla sahip olunan zenginlik ve bu zenginliÄŸin iyi yolda kullanılması günümüz insanını kalıcı mutluluÄŸa götürecektir.
Nevzat Tarhan