Mutlu nasıl olunur?
- İyice tanımadan hiçbir insana baÄŸlanma…
- DiÄŸer insanların da haklı olabileceÄŸini düÅŸün…
- Seni takmayanı sen hiç takma, konuÅŸmayanla asla konuÅŸma…
- Yalanını yakaladığın kiÅŸinin düzelebileceÄŸini düÅŸünme…
- İnsanlara doÄŸru deÄŸer ver, hak etmeyenleri sil…
- Sır tutmasını bil…
- Kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz, iki damla gözyaşı için asla yumuÅŸama…
- Seni sevenlerle, kullananları iyi ayırt et…
- Seni dinleyip anlamaya niyetli olmayanlarla tartışma…
- Emrivaki oluÅŸturulan dostlukları kabul etme…
- EÄŸer verdiÄŸin sır o kiÅŸide kalmıyorsa ikinci bir sır ÅŸansı verme…
- Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir ÅŸey yapma…
Ellerine Sağlık

Sinclair C5

Sinclair C5 elektrikli 3 teker… Sinclair firmasının batmasına ve Sir Clive Sinclair’in baÅŸarılı zx spectrumdan kazandığı paraları 1984 de bu alete gömmesiyle sonuçlanan olaylar dizisi.. aslında daha iyi irdelense ve kapalı olarak tasarlansa çok daha baÅŸarılı olabilecek bir taşıttı. İngilterenin yaÄŸmur çamurunda bu tip bir taşıt yapmak ancak Temelvari bir çözüm olmaktan ileri gidemedi. YaÄŸmur, çamura karşı naylon örtü ve duÅŸ bonesi-kapiÅŸon gibi bir çözüm de iÅŸe yaramamıştı.
Galipabi

Hapis
Kendi içimde hapismiÅŸim gibi,
Ne zaman çıkacağım bilmiyorum..
Kendimi içime gizleyerek insanların beni anlamasını bekleyemem,
Hata yapıyorum biliyorum…
Gözlerimi kaçırıyorum, bakmıyorum ve göstermiyorum…
Yansıyanları almıyorum ve yansıtmıyorum…
Uzun zamndır birinin gözlerine derin derin bakmıyorum fark ettim de…
Ne var sanki içimde, kimselerin görmesini istediÄŸim bir hazine mi…
DüÅŸünüyorum da, insan içinde kaldıkça dışarıya yabancılaşıyor…
İçeride kaldıkça, içeriye daha da mahkum oluyorsun…
Yıllarca hapiste kalmış bir insanın dışarıya özgürlüÄŸe adım atmaktan korkması gibi…
Kim tutup çıkaracak beni içimden…
Bir başkası mı, yoksa ben mi?
Bir ÅŸeyler eksik mi?
Yoksa ben mi boÅŸ tarafına bakıyorum bardakların…
Åžükürlerim dolup taşıyor orası apayrı da…
İşte…
Herkesin vardır duvarları deÄŸil mi? Olması gerekir…
Orası öyle de benimkiler tuÄŸla deÄŸil saf beton sanki, hiç ışık sızdırmıyor…
Yazdıkları gerçekten düÅŸündükleri midir insanın?

pozitif : )
Seyahatten dönen ev sahibi, havaalanından bahçıvanına telefon açmış.
Nasıl, her şey yolunda mı?
Yolunda… KüreÄŸin sapı kırıldı, ÅŸu anda onu tamir ediyordum.
Neden kırıldı?
KöpeÄŸinize mezar kazarken zorlamışım, ondan kırıldı
Nee! KöpeÄŸim mi öldü?
Maalesef havuza düÅŸtü?
Benim köpeÄŸim çok iyi yüzerdi; havuzda nasıl ölür?
Havuzun suyu boÅŸalmıştı, atlayınca betona çakıldı.
Havuzu yeni doldurtmuştuk, neden boşalttınız?
İtfaiyeciler evdeki yangını söndürürken ilave suya ihtiyaç duydular.
Neee evde yangın mı çıktı?
Evet efendim. Annenizin vefatı dolayısıyla taziyeye gelenlerden biri yanık sigara bırakmış.
Annem mi öldü? Yahu kadın daha iki hafta önce sapa saÄŸlamdı.
Haklısınız da… Karınızla en yakın arkadaşınızı aynı yatakta görünce kalbine inmiÅŸ.
Yahu hiç pozitif bir haber yok mu adam sende?
Var efendim… Geçen gün siz AIDS testi yaptırmıştınız ya…
Sonucu geldi, POZİTİF
Anlat bakalım…
Anlattıkça rahatladığını mı düÅŸünüyorsun ? Sakın düÅŸünme, az sonra iÅŸler daha da çetrefilli hale gelecek, aÄŸzından çıkan her cümle beraberinde bir anını getirecek, ordan hatıralarına gelecek sıra, sırlar çıkacak su yüzüne, her bir problem tek tek didik didik edilecek, anlattıkça bir rahatlama olacak, girecek-geliÅŸecek-sonuçlanamayacak, dönecek dolaÅŸacak yine herÅŸeyin başı ’sen’ olacak. BaÅŸladığın noktada duruyor olacaksın, küçük küçük parçalardan yine durduÄŸun noktaya bakıyor olacaksın…
Evet anlat bakalım…