Küçük istavrit…
Cumartesi Mart 2008, 16:57
Filed under: Günü-Birlik

Share Button

Küçük istavrit, yiyecek bir şey sanıp hızla atıldı çapariye ,
önce müthiş bir acı duydu dudağında
gümbür gümbür oldu yüreği,
sonra hızla çekildi yukarıya…

Aslında hep merak etmişti denizlerin üstünü
neye benzerdi acep gökyüzü.
Bir yanda büyük bir merak,bir yanda ölüm korkusu.

"Dudağı yarıklar" denir,şanslıdır onlar,
hanigörüpte gökyüzünü, insanı,
oltadan son anda kurtulanlar.

Ne çare balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu
küçük istavrit anladı; yolun sonu.
Koca denizlere sığmazdı yüreği.
Oysa, şimdi yüzerken küçücük yeşil leğende,
cansız uzanıvermiş dostlarına değiyordu minik yüzgeci.

İnsanlar gelip geçtiler önünden,
bir kedi yalanarak baktı gözünün içine
yavaşça karardı dünya, başı da dönüyordu.
Son bir kez düşündü derin maviyi,
beyaz mercanı, bir de yeşil yosunu.

İşte tam o anda eğilip aldım onu.
Yürüdüm deniz kenarına
bir öpücük kondurdum başına,
iki damla gözyaşından ibaret sade
bir törenle, saldım denizin sularına.

Bir an öylece baka-kaldı
Sonra sevinçle dibe daldı.
Gitti tüm kederimi söküp atarak, teşekkürü de ihmal etmemişti.
Bir kaç değerli pulunu Elime, avuçlarıma bırakarak.

Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme.
Sorar gibiydiler, neden yaptın bunu, niye?
"Bir gün dedim, bulursam kendimi
yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz,
son ana kadar hep bir umudum olsun diye…"

Serdar Sıralar



1 Yorum

harika bir şey uyandırıyor son cümlelere yaklaşırken…ölüm gelmediği sürece yaşam herşeye değer.hergün bir kez okunmalı!!!

Comment by yeliz 03.15.08 @ 21:25



Leave a comment
Line and paragraph breaks automatic, e-mail address never displayed, HTML allowed: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

(required)

(required)