Neye İnanırsan Gerçek Olur…
Pazartesi Haziran 2011, 15:01
Filed under: Günü-Birlik

Share Button

 

Donmuş gıda üretimi yapan bir firmada oda büyüklüğünde olan soğutucular vardır. İçerideki sıcaklık seviyesi genelde genellikle eksi on beş derece civarındadır. Akşam vardiyası gece yarısı on iki de sona ermektedir. On ikiye beş kala bütün işçiler hazırlanmaya gittiler. Bir işçi hariç. Bu işçi soğutucudaki işini bitirdikten sonra hazırlanmaya gidecekti. Soğutucudan çıkacağı anda kapı üzerine kapandı. Kapı ancak dışarıdan açılabilmekteydi. Dakikalarca bağırıp kapıya vurdu, ama kimse duymadı. Titremeye başladı. On ikiyi yirmi geçiyordu ve fabrikaya ilk işçiler sabah altıda gelecekti. Ama adamın daha fazla dayanacak gücü kalmamıştır. Cebindeki kâğıt kalemi çıkartıp düşüncelerini yazar.

Sabah vardiyasındaki işçiler gelir ve soğutucuya girdiklerinde cesetle karşılaşırlar. Yanındaki notta da donarak ölmek üzere olduğu yazılmıştır. Şaşırtıcı olan, soğutucunun bozuk olması nedeniyle son 36 saattir çalışmıyor olmasıydı. Termometre içerideki sıcaklığı 18 derece olarak gösteriyordu. Gerçekte neler olduğunu anlamak için cesedi otopsiye yolladılar. Doktorlar bütün verilerin adamın fiziksel olarak donduğunu yönünde olduğunu söyledi.

Bir okulda, okul müdürü üç öğretmeni çağırıp şöyle dedi: 'Bu okulun en iyi üç öğretmeni sizler olduğunuz için, bu yıl size okulun en başarılı öğrencilerinden bir araya getirilen üç sınıf vereceğiz. Bu öğrencilerin gelecek yıl da aynı hızla çalışıp çok iyi bir eğitim almalarını bekliyoruz.'

Üç öğretmen, öğrenciler ve öğrencilerin anne babaları bunun çok iyi bir fikir olduğunu düşünüyorlardı. O okul dönemi hepsinin özellikle hoşuna gitti. Yıl sonu geldiğinde öğrenciler şehirdeki diğer öğrencilere göre yüzde 20 – 30 daha başarılıydı. Müdür üç öğretmeni odasına çağırıp onlara:

'Bir itirafta bulunmak istiyorum. En zeki öğrencilerin 120 tanesi sizde değildi. Onlar ortalama öğrencilerdi.

Bu gerçeği duyan öğretmenler, öğrencilerde görülen yüksek başarının kendi öğretme kabiliyetleriyle ortaya çıkığını düşünmeye başladılar.

Ama okul müdürü:

'Bir itirafım daha var' dedi. 'Sene başında tüm öğretmenlerin isimlerini birer kağıda yazdık bir torbanın içine doldurup üç öğretmenin isimlerini rastgele seçtik. Siz inandığınız için başarılı oldunuz. Onlarda öyle…'

Anonim



Yorum yapılmamış



Leave a comment
Line and paragraph breaks automatic, e-mail address never displayed, HTML allowed: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

(required)

(required)