Canının canını yakmak…
Canına kıyamazsın alıp nereye koyacağını nasıl sarmalayacağını bilemezsin ve öylece nadide bir yer bulursun, canım dersin ya sanki artık onun canı deÄŸildir de senin canındır o can. İşte hal böyleyken hiç ummadığın bir zamanda biri eline bir neÅŸter tutuÅŸturur ve iÅŸte bu canın içindir der ve ekler sen vuracaksın neÅŸteri artık sana geldi bu görev. Öylece kalıverirsin orda, ne yapacağını bilemezsin. Canının canını yakacaksın ve de canın yanacaktır. Elindeki neÅŸteri ne kadar derine saplarsan yarayı okadar çok temizleyeceksin. Åžimdi kara kara düÅŸünme zamanıdır. Canının canını yakacak mısın yoksa canından öteye atacak mısın?
Can yaksan da öteye gitmeyecek midir, ya da yakmasan ve direk öteye atsan bu canı. Bu can kendi bedeninde bir can deÄŸil midir? Ve de eÄŸer bu habis tümör onun bedeninde ve neÅŸter de senin elinde ise ve baÅŸka da kimseler yoksa bu artık senin görevin olmamış mıdır? Åžüphesiz neÅŸteri vuracaksın, yakacaksın bu canı ve yakacaksın canını.
Can uyandığında acısını hafifletmek için sana sarılacak mıdır yoksa ona bu acıyı yaÅŸattığın için senden kaçacak mıdır? Bunu bilemeyeceksin hiç o neÅŸteri vurmadan. Bu can onun canıdır ve kendisi seçecektir ne yapacağını. Sen de canım dediÄŸin için ne yaparsa yapsın ona öylece destek olacaksın. Elinde neÅŸterle eÄŸer yine bir tümör olursa ben buradayım diyeceksin.
Can sana bir neÅŸter attım ben zira baÅŸka çarem yoktu, elime tutuÅŸturulmuÅŸtu çoktan bu neÅŸter ve bu habis tümör de gelip yerleÅŸmiÅŸti senin canına. Åžimdi bak bakalım bu tümör olmadan canın ne ister. Canını çok mu yakmıştır bu neÅŸter, yüreÄŸinin ortasında bu tümörü biliyordun ve dokunamıyormuydun acaba? Yoksa ÅŸimdi ordan çıkartıldı diye mutlu musun?
Can sana soramam bunu, can ben hiç bilemem bunu. BildiÄŸim bir ÅŸey var benim sadece. Canımın canını acıtmak çooook acı veriyor…

Çayır…
Yeterince cesaretiniz yoksa ya da henüz ışınlanma bulunmadıysa ya da büyücü arkadaşınız size geçit kapısı açmıyorsa, uzaktaki sevgilinize en yakın hissediceÄŸiniz yer ufukta güneÅŸin batışını izleyebileceÄŸiniz geniÅŸ yeÅŸillik bir alandır.Elinizi uzattığınızda dokunduÄŸunuz ÅŸey güneÅŸ deÄŸil uzaktaki sevgiliniz, odanızdaki meleÄŸinizdir. Her akÅŸam güneÅŸ batımına yakın tekrar yola koyulursunuz fakat ayaklarınız sizi yeÅŸilin bittiÄŸi yere kadar götürebilir. EÄŸer bir gün derin bir nefes alıp cesaretlenebilirseniz ve gözünüz baÅŸka birÅŸey görmeyecek kadar azıcık delirirseniz, evinizin yakınındaki çayırdaki çiçeklere güneÅŸin yanından bakabilirsiniz, onun sıcaklığıyla…
Yaşıma aldanmayın tek kanallı devri yaÅŸadım-siyah beyaz diÄŸer kanal sayılmazsa-. Kırık bir anten, eski bir televizyon… Haberlerden sonra baÅŸlayan buz pateni yarışması ÅŸans mı, kader mi? Müzik eÅŸliÄŸinde birbirine sarılmış eÅŸler, buzdan bir pist ve suratsız juri. GüneÅŸin battığı yerde ise ayrılmayacakmışcasına sarılmış iki sevgili, sıcacık bir yatak, juri ise ilahi…
HerÅŸeyin bir sonu vardır elbet. GüneÅŸ doÄŸmuyor artık burdaki çayırın üstüne…
Karanlık, soÄŸuk, çekilmez…
İş makinaları doluÅŸmuÅŸ içine, yokedercesine kazıyorlar…
Güzel bi söz: Tüm güllerim soldu, sana açmadığım taraf olmadı asla… Dinleyelim…
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.
Zamanda kaybolmak
Bunca zaman gördüÄŸüm güzel rüyaların güzel, kötü rüyaların kötü olduÄŸunu sanırdım… MeÄŸer yanılıyormuÅŸum…
Çok güzel rüyaların ardından uyandığımda hep ne kadar güzel rüyaydı dedim, tebessüm ettim… Aslında üzgündüm. Çünkü rüyaydı, o güzel ÅŸeyler gerçek deÄŸildi…
Kötü rüyalarımın ardından hep ne kadar kötü bir rüyaydı dedim, mutsuzdum… Kendime gelmek için beklemek zorundaydım… Oysa ki mutluydum… Çünkü rüyaydı, o kötü ÅŸeyler gerçek deÄŸildi…
Beni bu yeni gerçekle tanıştıran dün gece(sabah)gördüÄŸüm rüyaydı… Gerçek hayatta yaÅŸadıklarımın yaÅŸanmadığı bir rüya deÄŸildi, yaÅŸadıklarımın devamıydı sanki… Olmasını istediÄŸim ÅŸeylerdi…
GördüÄŸüm rüyayı sadece anlık hayal etmek bile insanın yüzünde huzurlu bir gülümseme yaratır… Ama bende yaratmadı… Çünkü gözlerimi açtığımda yanım boÅŸtu… Sadece yastığım ve ben vardık… Mutsuzdum…
Rüyalarla ilgili gerçeÄŸi iÅŸte böyle öÄŸrendim…
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Bir icad: Havalı yatak

Mucit: Bill
Patent Tarihi: 1989
Mucidi Bill bu yatağın özellikler bekâr erkekler için son derece kullanışlı olduÄŸunu düÅŸünmüÅŸ. Helyum dolu olan yatak üzerinde bir ağırlık olmadığı zaman, doÄŸal olarak, havalanıp tavan yapışıyor. Böylelikle dağınıklık derdi kalmıyor. Bu teknolojiyi destekliyor ve diÄŸer mobilyaların da tavana yapışan versiyonlarını hararetle bekliyoruz. Elbette yatağı tekrar aÅŸağı çekmek için biraz kuvvetli olmanız gerekecek ve ayrıca uyurken yatağın sizi üzerinden atıp tavana gitmemesi için biraz dengeli yatmak gerekecek ama bunlar küçük ayrıntılar.